Blockchain: Güven devrimi

Bildiğiniz ekonomik modelleri ve onun devasa kurumlarını yeni bir güven modeli ile ortadan kaldırabileceğimiz, daha ucuz, suistimal ve hileden uzak bir ekonominin hem tüketeni hem de üreteni olacağımız Blockchain için internetin kendinden sonraki en büyük değer yaratma etkinliği tarifi sizce de az değil mi? Gelin bunun yanıtını birlikte arayalım.



Blockchain'in ne derece güçlü bir inovasyon olduğunu anlayabilmemiz için sadece ona atfedilen sıfatlara bakmamız yeterli. Bugünlerin popüler konusu Web 3.0 diyen de var merkeziyetsiz güven ekonomisi de. Hepsi doğru farklı açılardan yerinde tanımlamalar olsa da ben "süreçlerin merkezi bir otoritenin elinden alınıp ademi merkeziyetçi bir ilişki ağına geçirilmesi" şeklinde özetlemeyi seviyorum. Hiç de teknolojik olmayan bir anlatımla çok şey anlatan bir yıkıcı inovasyon hikayesi. Yerele ve tabana yayılmanın teknolojik hali.


Gücü tabana yaymanın teknolojik hali.

“Blockchain bir teknoloji devrimi olarak muadili yıkıcı gelişmelerden farklı olarak gücün kontrolünü demokratikleştirmesi sebebiyle sadece bir teknoloji değil aynı zamanda sosyo kültürel bir devrim.”

Geçenlerde okuduğum bir medium bloğunda karşılaştığım, "internetin kendisinden sonraki en büyük değer yaratma etkinliği" tanımı kendi içerisinde müthiş bir iddia taşısa da kavramsal ve felsefi olarak yerli yerinde bir ifade.


Ademi merkeziyetçilik çok yakışan bir kavram olmakla birlikte aslında internetin kendisi, ilk tasarlandığı dönemde merkezi olmayan bir ağ olarak tasarlanmıştı. Sırf bu sebeple bile ilk ademi merkeziyetçi teknoloji olarak internet kabul edilebilirdi. Lakin internet sayısız girişimci ve teknoloji uzmanı tarafından ticarileştirildiğinden, ortaya çıkan temel sorunları çözmek için yeni protokoller oluştu ve bu yeni her bir protokol çevrimiçi hayatımızın bir yanını merkezileştirmeye başladı. FTP, HTTP, SMTP, VOIP ve benzeri protokoller bizi internet evrenin merkezi kurumları ile tanıştırdı


Merkezileştirilmiş güven modern ekonominin en büyük zaafıdır.”

Önce medya sonra ticaret ve en sonunda iletişim protokolleri git gide büyüyen ekonomi modellerini yaratırken her bir yaratılan yeni ekonomi eski tip bir iş modelinin küçülmesine sebep oldu. Yeni tip aracılar oluştu ve bu aracılar finans, ticaret, medya gibi alanlarda merkezi güven kuruluşları haline geldiler. Bu varlıklarının da varoluş nedeni, kalabalıklaşan topluluklar içerisindeki bireylerin güven eksikliği ve bir kuruma olan güven ihtiyacı idi. Bununla birlikte, merkezi olmayan bir dünyada bu tür bir merkeziyetçilik muazzam ve yoğun zayıf noktalar yarattı. Merkezi sistemlerle ilgili sorun; şeffaflıktan yoksun olmaları, tek hata noktaları, sansür, iktidarın kötüye kullanılması ve verimsizliklerine izin vermeleriydi.


Ekonomik krizler, durgunluklar, veri ihlalleri, hileli faaliyetler, siyasi suistimaller başta olmak üzere her türlü güven zedeyilici faaliyet bu merkezi kuruma güven ihtiyacının bir sonucu olarak karşımıza çıktı. 2008 emlak krizi bize finans kurumlarının güvensizliğini gösterirken, 2010 yılında hayatımıza giren WikiLeaks belgeleri siyasetin yozlaşmasını gözler önüne serdi. 5 yıllık bir dönem içerisinde hemen her kurum ile ilgili güvenimizin sarsıldığı gerçekler vuruldu yüzümüze. Paramız, datamız, oyumuz, irademiz ya da bize ait olduğunu düşündüğümüz şeylerin neredeyse tamamiyle ilgili süistimal vakalarını yaşadık.



Bitcoin

“Ademi merkeziyetçi bir uygulama olarak Bitcoin, para arzı, parasal genişleme gibi parasal ekonomiye ait bildiğimiz tüm ilkelere yıkıcı bir alternatif olarak hayatımıza girdi.”


Merkezi olmayan bir güvene dayanan Blockchain teknolojisi ile tanışmamız da bu protokolün üzerine inşa edilmiş ilk ürün Bitcon sayesinde oldu. O güne kadar finansal bir işlemi bizim için güvenli bir şekilde gerçekleştirsin diye kurduğumuz bankacılık sistemi olmadan da güvenli finansal işlemler yapabileceğimizi öğrendik. Ticari dünyadaki ilk merkezi kayıt defterini tutan Medici Bank, Florin üzerinde tuttuğu bu sistem ile merkezi emtia para birimi kavramını hayatımıza soktuğundan bugüne “Bitcoin”, merkezi olmayan bir blockchain tabanlı defter ile ticarette ve güven anlayışımızda devrim yarattı.


Eşler arası değişim için üzerinde bir değer taşıyan jetonlar yaratabileceğimizi öğrendik. Rezerv parayı arz eden sistemin kusurlarından arındırılmış bu yeni değer anlayışı düşünme şeklimizi farklılaştırırken, altında yatan teknoloji Blockchain ise güvene dair sahip olduğumuz tüm bilgiyi yıkıcı boyutta değiştirdi. Güven karşılığında sisteme ödenen ekonomik değerlerin tamamı blockchain sayesinde kullanıcıların kendisine ödenir oldu ve bu finansal sistemin dünyadaki ilk demokratik örneği olarak hayatımıza girdi.


Blockchain, kriptografi, konsensüs algoritmaları gibi kavramlar, kurumlara ihtiyaç duymayan yeni iş modellerini yaratmamızı teşvik ediyor. Mevcut aracıların yerini dijital varlıklar ve akıllı kontratlar alıyor. Değer ve bilginin depolanması ve değişimi için oluşan maliyet ile riskler gereksiz hale geliyor. En nihayetinde toplum bireylerinin birbirleriyle olan etkileşiminin nasıl olacağını yeniden şekillendiren bir güven ekonomosi ortaya çıkıyor. Bu ekonomide kitle kaynaklı kullanılmayan enerji, depolama, ulaşım, finansman gibi değerlerin değiş tokuşunu ucuz ve hızlı olarak sağlayabiliyorız. Veri üzerinde tek merkezi kaynaklı hataya yer vermemesi sebebiyle siber güvenlik, denetim gibi alanlarda maliyet ve operasyon verimliliği yaratabiliyoruz. Entellektüel varlık ya da menkul değerlerin dijitalize edilerek zincir üzerinde saklanabilmesi sayesinde bu değerler üzerindeki sahiplik haklarımızı (NFT) bozulamaz bir şekilde koruyabiliyoruz. 


Akıllı kontratlar tarafların kurallarını, sürelerini ve haklarını belirleyebildiğimiz yeni bir hukuk düzeni yaratabiliyor. Bunlar bir çırpıda aklıma gelenler. Bildiğiniz eski ekonomik modeli ve onun devasa kurumlarını yeni bir güven modeli ile ortadan kaldırabileceğimiz, daha ucuz, suistimal ve hileden uzak bir ekonominin hem tüketeni hem de üreteni olacağımız Blockchain için internetin kendinden sonraki en büyük değer yaratma etkinliği tarifi sizce de az değil mi?